Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede yer alan ALDAŞ A.Ş. ile ilgili iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, müfettiş raporlarından yapılan alıntılar, şirket yöneticilerinin kamu kaynaklarını nasıl kullandığına dair çarpıcı ayrıntıları gözler önüne serdi.
İddianamede yer alan bilgilere göre, ALDAŞ yöneticilerinin aynı tarihlerde farklı ülkelerde gösterilen harcama kayıtları dikkat çekti. Bir yöneticinin aynı gün hem Türkiye’de somon balığı yediğine hem de Japonya’da sushi tükettiğine dair belgelerin bulunması, kayıtların gerçekliği ve kamu zararının boyutuna ilişkin ciddi soru işaretleri doğurdu.
Müfettiş raporlarında, bazı bürokratların yurt içi ve yurt dışı seyahatlerinde yabancı uyruklu kadınlarla aynı otel odalarında konakladığı, bu konaklama ve diğer kişisel harcamaların ise şirket gideri gibi gösterilerek kamu kaynaklarından karşılandığı iddia edildi. Söz konusu harcamaların devlet bütçesine fatura edilmesi, iddianamenin en dikkat çekici başlıkları arasında yer aldı.
Raporda, ALDAŞ üzerinden yapılan otel, yeme-içme ve çeşitli organizasyon giderlerinin büyük bölümünün şirket faaliyetleriyle ilgisinin bulunmadığı, bazı harcamaların ise “temsil ve ağırlama” adı altında kayıtlara geçirildiği belirtildi. Hayat kadınlarına ait olduğu öne sürülen otel masraflarının da kamu kaynaklarından karşılandığı iddiası, dosyada yer alan en ağır suçlamalar arasında gösterildi.
Öte yandan iddianamede, ASAT Genel Müdürlüğü ile ALDAŞ Genel Müdürlüğü arasında 1995 yılında imzalanan müşavirlik sözleşmesinin, 2019 yılından itibaren önemli ölçüde değiştirildiği bilgisine de yer verildi. Buna göre, yapılan yeni düzenleme ile ALDAŞ’ın, ASAT’tan tahsil ettiği bedellerden masraflar düşüldükten sonra yüzde 15 kâr almaya başladığı kaydedildi. Müfettiş raporlarında, “servet değerinde” olarak nitelendirilen bu yüzde 15’lik kârın hangi amaçlarla ve nasıl kullanıldığının net olmadığı, kullanım şeklinin ise şaşkınlık yarattığı vurgulandı.
İddianamede yer alan tespitlerin yargılama sürecinde tek tek ele alınacağı, kamu zararının boyutunun ise yapılacak yargılama sonucunda netlik kazanacağı ifade edildi. Soruşturma ve yargı süreci kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.