Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve AFAD’ın son hava durumu verilerine göre 12–13 Şubat 2026 tarihlerinde Türkiye’nin geniş bir coğrafyası için şiddetli yağış, sel, su baskını ve ani taşkın riski içeren bir hava sistemi uyarısı yapıldı. Özellikle batı, güney ve iç Anadolu bölgeleri ile Akdeniz kıyılarında normalin üzerinde yağış beklendiği belirtiliyor. Yerel koşullar nedeniyle risk düzeyi değişebilir. ◆
🌧️ Beklenen Hava Olayı ve Zamanlaması
✔️ Meteorolojik değerlendirmeler, özellikle Perşembe (12 Şubat) ile Cuma (13 Şubat) günleri arasında, çok yoğun yağış sisteminin ülke genelinde etkili olacağını gösteriyor. Bu sistemin bazı bölgelerde büyük çaplı ve nadir görülen sel olaylarına yol açabileceği tahmin ediliyor. ◆
✔️ Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yağışın şiddeti nedeniyle ani sel, su baskınları, yıldırım düşmesi, dolu yağışı, kuvvetli rüzgar, ulaşımda aksamalar ve kıyı kesimlerde hortum gibi riskler için uyarıda bulundu. ◆
📍 Risk Altındaki İller ve Bölgeler
Meteoroloji’ye göre yağış ve sel riski taşıyabilecek başlıca iller şunlardır:
Akdeniz Bölgesi:
-
Antalya
-
Adana
-
Mersin
-
Muğla
-
Osmaniye
-
Hatay
-
Kahramanmaraş
-
Adıyaman
-
Gaziantep
Ege ve İç Anadolu:
-
İzmir
-
Aydın
-
Manisa
-
Denizli
-
Uşak
-
Afyonkarahisar
-
Isparta
-
Burdur
-
Konya
-
Karaman
-
Kayseri
-
Niğde
Doğu & Güneydoğu Anadolu:
-
Diyarbakır
-
Elazığ
-
Malatya
-
Şanlıurfa
-
Bingöl
Bu liste, Meteoroloji’nin olası riskli yağış alanlarına göre oluşturulan kapsamlı tahminlerden derlenmiştir ve yağışların yoğunluğuna bağlı olarak etkilenebilecek büyük bir bölgeyi kapsar. ◆
⚠️ Not: Her il bazında risk düzeyi değişebilir. Yerel meteoroloji müdürlüklerinin ve valiliklerin günlük uyarılarını takip etmek önemlidir.
🌀 Hangi Tehlikeler Bekleniyor?
Meteoroloji ve AFAD’ın uyarısında belirtilen başlıca riskler şunlardır:
-
🌊 Ani sel ve su baskınları
-
Yoğun sağanak ve taşkın
-
⚡ Yıldırım düşmesi
-
🍃 Kuvvetli rüzgar ve hortum riski
-
🚗 Ulaşımda aksamalar ve görüş mesafesinde düşüş
-
Yerel dolu yağışı ve dolu hasarı
Bu tehlikeler, özellikle akarsuların taştığı ve altyapının zorlandığı alanlarda daha ciddi yaşanabilir.